Bilgi Toplumunda İnançsızlık ve Bireysel Psikolojik Dinamikler
Çağdaş toplumlarda dini inançlara ve dinsel bağlılıklara yönelik tutumlarda gözlemlenen değişimler, araştırmacıların ilgisini çeken önemli bir olgu hâline gelmiştir. İnançsızlıkla ilgili araştırmalar bu durumun, psikolojik, toplumsal ve kültürel çeşitli nedenlerden kaynaklandığını göstermektedir. İnançsızlığa yönelim genellikle ani bir karar yerine bilişsel ve duygusal sorgulamalar sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bilişsel açıdan kitap, belgesel ve sosyal medya gibi kaynaklardan edinilen bilgiler, Tanrı’nın varlığı ve dini hükümlerin sorgulanmasına yol açabilmektedir. Duygusal açıdan ise bu süreçte aile veya sosyal çevrede yaşanılan olumsuz deneyimler de etkili olabilmektedir. Ailenin katı dini tutumu veya çelişkili davranışları, çocuğun inançsızlığa yönelmesine neden olabilir; yaş ilerledikçe sosyal çevre ve eğitim bu etkileri pekiştirebilir veya değiştirebilir. Bireyin entelektüel bakış açısı, aldığı eğitim ve modern toplumun seküler etkileri de inançsızlığa yönelmede önemli rol oynayabilmektedir. Ayrıca seküler yaşam anlayışı, bilimin ve teknolojinin aşırı yüceltilmesi, dijital araçlarla inançsızlık akımlarının kolayca yayılması ve dini temsil edenlerin güncel gelişmelerden geri kalması gibi etmenler de bireyleri inançsızlığa yöneltebilmektedir.
İnsanlık tarihine baktığımızda bilgi her zaman değerli ve ulaşılması zor bir süreci beraberinde getirmiştir. Bilgiye ulaşımın kolaylaşması ve ucuzlaması bir devrim niteliğinde olmakta ve toplumsal değişimi de ortaya çıkartmaktadır. İnsanlar günümüzde bilgiye ulaşmak için kütüphanelere gitmekten ziyade kolay yoldan erişimi sağlanan dijital araçları kullanmaktadırlar. Dijital araçların küçük büyük herkes tarafından kullanılıyor olması, zaman algısının olmaması ve süreklilik arz etmesi bu platformlarda çok fazla zaman geçirmeye neden olmaktadır. Yapay zekâ teknolojilerinin hızla gelişmesi ise bireylerin ve toplumların yaşam biçimlerinde köklü dönüşümler yaratmaktadır.
Dijital araçlar; insanların iletişim kurma, bilgi edinme, eğlenme ve kendilerini ifade etme biçimlerinde merkezi bir rol üstlenmektedir. Sanal alem platformları haber alma, görüş ve duygu paylaşımı, deneyim aktarımı ve eğlence gibi çok çeşitli işlevlere hizmet etmektedir. 2024 sonu itibariyle dünyada yaklaşık 5 milyar aktif sosyal medya kullanıcısı vardır. Dijital araçların yaygın biçimde kullanılması, iletişim kurma ve bilgiye erişim gibi temel gereksinimlerin bu araçlar aracılığıyla karşılanmasını sağlamakta; dolayısıyla insanların yaşamında vazgeçilmez bir unsur olarak yer almaktadır. Sosyal medya kullanıcıları, günlük ortalama 2,5–3 saatini sosyal medyada geçirmektedir. En çok tercih edilen platformlar sırasıyla Facebook, YouTube, WhatsApp, İnstagram ve TikTok’tur. 18–34 yaş arası kullanıcılar toplam kullanıcıların %59’unu oluştururken, kadınlar (%51,6) erkeklere (%48,4) göre sosyal medyada daha aktiftir. Bu yüksek kullanım oranları, yalnızca alışkanlıklarımızı değil, aynı zamanda inanç ve değerlerimiz üzerinde de etkili olabilmektedir.
Sanal alemin sağladığı anonimlik, bireylerin çevrimdışı konuşmakta çekinecekleri konuları tartışabilecekleri güvenli alanlar oluşturmalarına yardımcı olmaktadır. Bu durum inançla ilgili konular açısından da bireylerin rahatça soru sorabilecekleri ve dini konular üzerinde tartışabilecekleri platformların çoğalmasını veya popülerleşmesini sağlamaktadır. Bununla birlikte dijital platformlarda her türlü bilgiye kolayca ulaşım sağlansa da elde edilen bilgiler her zaman doğru verilerle sonuçlanmayabilmektedir. Bu durum, inançla ilgili araştırmalar bağlamında da geçerlidir. Bazı bireyler, ana kaynaklara ulaşmadan din ile ilgili konuları dijital platformlardan araştırmakta, içeriğin doğruluğunu sorgulamadan inanmaktadırlar. Bu durum bireylerin yanlış inançları kabullenmelerine veya inançlarını sorgulamalarına neden olabilmektedir. Ayrıca teknoloji açısından bazı inançsız bireylerin içerik üretmek açısından donanımlı olmaları; onlara daha kolay tesir etmelerine neden olmaktadır.

Dijital platformlarda algoritmaların uygulanması, gençlerin düşünce dünyasını önemli ölçüde etkileyebilmekte ve inanca karşı duyarsızlaşmaya yol açabilmektedir. Örneğin, inançsızlıkla ilgili bir videonun sosyal medyada (örneğin Twitter’da) beğenilmesi, algoritmalar aracılığıyla benzer içeriklerin kullanıcıya daha fazla sunulmasına neden olabilmekte; bu durum da bireyin inancına yönelik sorgulamalarını artırabilmektedir. Ayrıca, dini değerlerle alay eden yazıların veya karikatürlerin sürekli olarak bireyin karşısına çıkması, zamanla inançlara karşı duyarsızlık ve yabancılaşma sürecini hızlandırmaktadır. İnançla ilgili sorgulamaların ve karikatürize edilen konuların başında ise kadın teması gelmektedir. Dört eşle evlilik, miras hukuku, ya da kadının ikincil bir konumda görüldüğü iddia edilen hadisler; hem inançlı bireylerin sorgulamalarında hem de inançsız kesimler tarafından dine karşı delil olarak kullanılmasında sıkça gündeme getirilmektedir. Bunun yanı sıra, kötülük problemi, dini temsil eden kişilerin çelişkili davranışları, ve din–bilim arasındaki çatışma algısı gibi etkenler de bireylerin inançsızlığa yönelmesinde etkili faktörler arasında yer almaktadır. İnançsızlıkla ilgili kısa belgesel tarzı video çeken youtuberların ve inançsız olduğunu her platformda ifade eden fenomenlerin bireyler üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Özellikle ergenlik ve gençlik dönemindeki kişiler din karşıtı akımların ve bu gibi dijital platformların daha fazla etkisinde kalmaktadırlar.
Dijital platformlarda ergen ve gençlerin ilgisini çekecek uyaranların çok olması, kendi düşüncelerini özgürce ifade edebilecek ortamlar oluşturmaları, internetteki değişim ve gelişmelere daha hızlı uyum sağlamaları bu dönemdeki bireylerin daha fazla bu platformlarda zaman geçirmelerine neden olmaktadır. Ergenlik dönemi, psikolojik açıdan bireyin bazı ruhsal karışıklık ve sorunların yaşandığı bir dönemdir. Ruhsal bir uyanış yaşayan birey, hayatında ve etrafında olan değişimler karşısında şaşkınlık ve kararsızlık yaşamaktadır. Bu gibi nedenler ergenlerin şüphe geliştirmesine neden olabilmektedir. Ergen bireyde gelişen eleştirel düşünce onların inanca yönelmelerini sağlamakla birlikte inanca yönelik negatif bir etki de bırakabilmektedir. Kimlik geliştirme sürecinde olan bireylerin bu platformlarda çok fazla zaman harcamaları kişiliklerinin şekillenmeye başladığı bu döneme olumlu veya olumsuz yönde etkileri olabilmektedir. Ayrıca bu dönemde yaşanılan bazı fizyolojik ve psikolojik değişimler de kişi duygu ve düşünce bakımından etkilemektedir. Bu dönemde birey, dini ve ahlaki kuralları sorgulama eğilimi gösterebilmekte; hatta zaman zaman dini otoriteler de dahil olmak üzere her türlü otoriteye ve kurala karşıt tutumlar sergileyebilmektedir. Ancak ergenlik sürecinin ilerleyen dönemlerinde, birey inançla ilgili sorgulamalarını daha mantıksal bir çerçevede ele alarak kendi inanç sistemini yeniden inşa etme sürecine girebilir. Bu dönemdeki bireylerin inançlarını savunacak düzeyde bilgi sahibi olmamaları, zamanla inançlarını sorgulamalarına, uzaklaşmalarına ve hatta tepki geliştirmelerine neden olabilmektedir. Ayrıca sosyal medyada inancın arka planda olduğu, seküler yaşam tarzının benimsendiği; dini emir ve yasakların önemsenmediği maddeci bir yaşam tarzı ergen ve gençlerin hayata bakış açılarını değiştirebilmektedir. Özellikle instagram uygulamasında sonradan ünlü olan muhafazar kesimde yetişmiş bireylerin dönüşümü (başörtüsünü açma, kendini ‘Müslüman’ olarak nitelendirmeme, lüks araçlar, ev ve mekanlarda konaklama gibi) muhafazakâr kesime yönelik ön yargıları da arttırabilmektedir. Bu nedenle, iletişim, oyun, ödev gibi çeşitli sebeplerle dijital platformları yoğun biçimde kullanan bu yaş grubuna, inancın mantıklı, anlaşılır ve güncel bir dille aktarılması büyük önem taşımaktadır.
Yapılan araştırmalarda ateist ve agnostik düşünceyi teşvik eden veya bu anlayışta olan bireyler, düşüncelerini özellikle YouTube veya Reddit gibi dijital platformlarda paylaştıklarını ifade etmişlerdir. İnançsız bireyler evrim ağacı, shownomercy, bilimfili gibi inançla veya bilimle ilgili sosyal medya hesaplarını takip ettiklerini; sorularlaislamiyet.com, kuran.diyanet.gov.tr gibi siteleri de düşüncelerini dellilendirmek veya merak ettikleri konuları öğrenmek açısından sık sık kullandıklarını belirtmişlerdir. Bunlarla birlikte evrim ve astronomi belgeselleri; İsrailoğulları, Sümerler vb. tarihî ve dinî belgeselleri; bilim, tarih veya dinle ilgili videolar paylaşan bazı Youtuber’ların kanallarını takip ettiklerini açıklamışlardır. Ateist ve agnostikler, dijital platformların duygu ve düşüncelerini rahatça ifade edebildikleri bir yer olması bakımından önemli olduğunu açıklamışlardır. Bu bağlamda edinilen bilgilerden yola çıkılarak inançsız bireylerin bu gibi platformları takip ettikleri görülmekle birlikte bunların, inançsızlığa yöneltmede doğrudan ilişkili olduğu söylenemez. Bununla birlikte bireylerin kendi düşüncelerine benzer inanca sahip kişilerin var olduğunu görmesi ve onlarla fikir alışverişinde bulunması aidiyet duygusunu ve inançsızlıkla ilgili görüşlerini de pekiştirmektedir. Bu açıdan dijital platformların inançsızlıkla ilgili bilgi edinme gibi konularda önemli bir yeri olduğu söylenebilir. Platformların önemli ölçüde etkili olmasında bu alanda seküler veya inançsız bireylerin profesyonel düzeyde içerik hazırlamaları ile inançlı bireylerin sorgulamalara yönelik olarak güncel çözümler sunamayışı, gençliğin duygu, düşünce ve yaşam tarzından uzak oluşları etkilidir. İnançla ilgili bireylere yönelik dijital platfromların aktif bir şekilde değerlendirilememesi alanla ilgili açıkların olmasına neden olmaktadır.
Dijitalleşme ve inançla ilgili çalışmalarda, insanların önemli bir kısmının dini görüşlerle ilgili dijital kaynaklara temkinli yaklaştıkları tespit edilmekle birlikte dijital medya kullanımının günden güne artması, dijital platformların gün geçtikçe daha fazla çeşitlenmesi ve dini bilgi kaynağı olarak görülmeye başlanması zamanla bu oranların artabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, dijital teknolojilere hâkim olunması, sosyal medya platformlarında dini içeriklere yönelik eleştirilerin dikkatle analiz edilmesi ve ergenler ile gençlerin ilgisini çekecek nitelikte, doğru ve çağın diline uygun dini içeriklerin üretilmesi, yanlış dini öğrenmelerin önüne geçilmesine katkı sağlayabilir. Bu şekilde, sanal alemde inançsızlığın popülerleşmesi ya da inancın geri plana itilmesi yerine, kutsalın yeniden ve derinlikli bir biçimde anlamlandırılması mümkün hale gelebilir. Bu bağlamda bireyler, dijital araçları kullanırken inançla ilgili yönelimlerini daha bilinçli, dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde devam ettirebilirler.
Kaynaklar
Akdemir, A. B. (2020). Öğrencilerde İnanç Problemine Neden Olan Faktörlerin Belirlenmesi. Dergiabant, 8(1), 318-342.
Arslan, A., & Bardakçı, S. (2020). Üniversite Öğrencilerinin Dijital Bağımlılık Düzeylerinin İletişim Becerileri Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi. Gençlik Araştırmaları Dergisi, 8(20), 36-70.
Baynal, F. (2024). Ateizm ve Hayatın Anlamı. Nobel Akademik Yayıncılık.
Enas Naji Hamad, L., & Mohaned Hameed Obaid , A. P. D. . (2024). The Role of Social Networking Sites in Spreading Atheistic Ideas. Lark, 16(4 /Pt2), 183-158.
Erdis Gökce, H., & Sjö, S. (2020). Religion, Social Media, and Young Adults in Turkey: A Case Study of Religious Engagement and Volunteering. In M. Moberg, & S. Sjö (Eds.), Digital Media, Young Adults and Religion: An International Perspective (Routledge Studies in Religion and Digital Culture). Routledge.
Ergezen, E. (2004). Günümüz Ateistlerinde Hayatı Anlamlandırma [Yüksek Lisans Tezi]. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Gülfil, D. (2018). Psikolojik Açıdan Ateizm: Nitel Bir Çalışma [Doktora Tezi]. Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Kandemir, S., & Toprak, H. K. (2023). Gençlerin dinî referans dünyası ve dijital medya. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 64(2), 557–590.
Kaplan, H. (2018). Dini İnanç, Dini Tasavvur, Şüphe ve İnançsızlık. İçinde Din Psikolojisi (ss. 66-88). Lisans yayıncılık.
Karaca, F. (2016). Dini Gelişim Psikolojisi. Eser Ofset Matbaacılık.
Peker, H. (2008). Tanrı ve Din Tasavvuru Bağlamıyla Deizm ve Yayılımı Üzerine. Kilis 7 Aralık Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi , 5(8), Art. 8.
Sevinç, K. (2017). İnançsızlık Psikolojisi. Çamlıca Yayınları.
WIN-Gallup International Survey. (2012). Global Index Of Religiosity And Atheism [Post].
