Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş….
Prof. Dr. Ahmet Hamdi Furat’ı vefatının ardından bir yazıyla anmak bir yönüyle mümkün olsa da, bu çabanın maksadı gerçekleştirmek açısından yeterli olmayacağını ifade ederek sözlerime başlamak isterim. Ani bir şekilde aramızdan ayrılışının üzerinden iki seneden fazla bir zaman geçmiş olmasına rağmen yokluğu yüreğimizi sızlatmaya devam ediyor. Koridorlarda sesini duyar gibi olmak, kapıyı tıklatıp geleceğini hissetmek, odasının önünden geçerken duraksamak hala bizimle…
Yaşadığımız tüm bu hislerle birlikte bugün geri dönüp baktığımızda Prof. Dr. Ahmet Hamdi Furat’ın akademik, idari ve insani yönleriyle hayatlarımıza dokunduğu alanların, hafızalarımızdaki yerinin genişliğini her zaman canlı bir şekilde hissediyoruz. Hocamız, akademik anlamda özellikle Osmanlı hukuk tarihi, yazma eser kültürü ve kütüphane bilgisi ile öne çıkardı. Osmanlı hukuk tarihi ile ilgili çalışmaları tarih formasyonu da bulunduğundan dikkate değerdi. Bunun yanında bir yazma esere ulaşma, müellife aidiyetinin tespiti, ilgili kayıtları yorumlanması, okunması güç metinlerin çözümlenmesi gibi hususlarda oldukça mahirdi. Yazma eser kütüphaneleri, bu kütüphanedeki tasnif sistemleri ve kataloglarının kullanılması hususunda da fakültemizde ilk başvurulan isimlerdendi. Nitekim hoca bu kabiliyetlerini sadece kendi çalışmalarında ortaya koymaz, fakültede kimin bu konularda bir ihtiyacı olursa yardımcı olmaya çalışırdı. Dolayısıyla hocanın akademik yönü anlatılırken, ilmi birikiminin yanında yetiştirdiği, danışmanlık yaptığı, yardımcı olduğu öğrencilerinden ve mesai arkadaşlarından da bahsedilmesi gerekir. Bunun birinci dereceden şahidi olarak şahsımı gösterebilirim. Nitekim yazma eser kültürü ile ilgili sahip olduğum bilgi birikiminin önemli bir kısmını hocadan öğrendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Ahmet Hamdi Furat, benim resmi anlamda hocam olmamasına rağmen konuyla ilgili her merakımı ve çıkmazımı gidermiş, yazma eser çalışmaları ile ilgili usulleri de öğretmiştir. Diğer taraftan İslam Tetkikleri Enstitüsü bünyesinde yürüttüğü “İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde Bulunan Arapça El Yazmalarının Yeniden Kataloglanması” projesine fakülteden pek çok mesai arkadaşını dahil etmiş ve projeye katılanların yazma eserler ve kütüphanecilik kültürüne dair birikimlerine önemli katkılarda bulunmuştur.
İdari açıdan bakıldığında ise hocanın idareci kimliğinden önce organizasyon tecrübesinden bahsetmek gerekir. Özellikle birlikte çalıştığımız pek çok sempozyumda hocanın bu konudaki gayretini anmak isterim. Nitekim hoca, insanlarla kurduğu güçlü iletişimi, iş bitiriciliği, pratikliği ve samimiyetiyle ön plana çıkmaktaydı. Her an ulaşılabilir olmasının yanında birlikte çalıştığı insanlar için işleri kolaylaştırması onunla çalışmayı zevkli hale getiren en önemli özelliklerindendi. Öyle ki Ahmet Hamdi Furat ile yaptığınız organizasyonlar ve çalışmalarda stres değil keyif hissedilirdi. Tüm bunlarda hocanın fakülteye duyduğu aidiyet duygusunun büyük payı vardı. Özellikle aileden aldığı mirasla birlikte hocanın üniversite hafızasının ve fakültenin ilk araştırma görevlilerinden biri olması hasebiyle fakülte hafızasının oldukça güçlü olması hem ilişkilerindeki tavrında hem de meseleleri anlamlandırmasında etkin bir role sahipti. Böylece hoca, mesleki başarısının yanı sıra çevresindekileri örnekliğiyle eğitiyor ve yönlendiriyordu. İlişkilerde kurduğu alt-üst dengesi, üslubu ve bürokratik tavrı hayranlıkla izlenebilecek yönleriydi. Nitekim İslam Araştırmaları Merkezi Müdürlüğü ve ardından İslam Tetkikleri Enstitüsü Müdürlüğü görevlerinde çok kısa zamanda pek çok projeye imza atmış, konferanslar, dersler, sempozyumlar düzenlemiş ve oralardaki çalışanlarla da samimi ilişkiler kurmuştu. Merkez bünyesinde düzenlenen tez sunumları, Osmanlıca dersleri, Memlüklüler Dönemi İlmi Geleneği çalıştay ve sempozyumları bunlardan sadece birkaçıydı. Uzun yıllar boyunca yayımlanmayan İslam Tetkikleri Dergisi’nin tekrar yayın hayatına başlaması ve kısa sürede alandaki önemli dergiler arasına girmesinde büyük emekleri oldu. Yine İslam Araştırmaları Merkezi’nin İslam Tetkikleri Enstitüsü’ne dönüşmesi sürecinde önemli gayretleri olan hocanın İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde atıl durumda olan kütüphanenin İslam Tetkikleri Enstitüsünde tekrar hizmete sunulmasındaki çabası ve başarısı takdire şayandı.
Akademik ve idari tecrübesinin yanında Ahmet Hamdi Furat’ın belki de en belirgin yönü insani tarafıydı. Cömertliği, üslubu, misafirperverliği, hizmet aşkı, saygısı, başkasının derdiyle dertlenebilme hasleti bize tüm kattıklarının yanında hocayı bir abi olarak da sevmemizi ve saymamızı sağlamıştı. Hocanın kaç kere sofrasına konuk olduğumuzun, odasında geçirdiğimiz saatlerin hesabı yapılamaz. Ancak hoca ile birlikte geçirilen zamanda hissedilen samimiyet ve alicenaplığı unutmak da mümkün değil. Bugün başımız sıkıştığında, üzüldüğümüzde veya mutlu olduğumuzda bunu hocayla paylaşma arzusunun karşılık bulamayışının hissettirdiği burukluk da kelimelerle ifade edilemez. Hocanın kendisinden benim gibi yaşça küçük olanlara duyduğu saygı ve sevginin karşılığı da verilemez. Fakülteye duyduğu aidiyetin ve hizmet aşkının başka bir kimsede daha tezahür ettiğini görmek, onun yerini doldurabilmek mümkün olur mu bilmiyorum, ancak hocanın bu konudaki yaklaşımı ve örnekliğinin zihinlerimizden çıkmayacağını biliyorum.
Rahmet ve özlemle…
Hocamızın Biyografisi
Ahmet Hamdi Furat 1977 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nden 1998 yılında mezun oldu. Ayrıca 2023 yılında Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesini (İLİTAM) bitirdi. 2001 yılında Prof. Dr. Nezihi Aykut danışmanlığında “Temettuat Defterlerine Göre Üsküb’ün Sosyal ve Ekonomik Tarihi” başlıklı yüksek lisansını tamamladı. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı İslam Hukuku Bilim Dalında Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır danışmanlığında “Hanefi Mezhebinin Oluşumunda Kûfe Şehrinin Sosyo-kültürel Yapısının Etkisi” isimli doktora tezini 2006’da bitirdi. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalında 2007’de Yardımcı Doçent kadrosuna atandı. 2014 yılında Doçent olan Furat, Aralık 2019’da ise Profesör olarak atanmıştır. 2010-2011’de bir yıl süreyle Oxford Üniversitesi’nde doktora sonrası (post-doc) çalışmalarını yürüttü. Ocak 2019 yılında başladığı İslam Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İSAMER) Müdürlüğünü vefatına kadar devam ettirmiştir. 20 Temmuz 2023 tarihinde dar-ı bekaya irtihal eylemiştir.
Hocamızın Bazı Çalışmaları
Furat hocamız kitap, makale, bildiri ve proje gibi çeşitli mahiyette onlarca kıymetli çalışmaya imza atmıştır. Onlardan bir kısmını listelemek gerekirse şunlar zikredilebilir:
Kitap
• Hanefi Mezhebinin İlk Oluşum Dönemi: Kufe Ekolü (İstanbul 2009)
• 16.Asır Osmanlı Dünyasında Fıkıh (2013)
• Mualla b. Mansur ve Nevadiri (İstanbul 2011)
• Mehammü’l-Fukaha 18. Yüzyıl Osmanlısında Bir Hanefi Tabakatı (İstanbul, 2019)
Makale
• Ali Himmet Berki (1882-1976) (Hayatı, Eserleri ve İslâm Hukuku’na Katkısı), İslâm Hukuku Araştırmaları Dergisi, 2005, sayı: 6 [Son Asır İslâm Hukukçuları Özel Sayısı], s. 503-514.
• Sakızlı Sadık Mehmed b. Ali ve “Surretu’l-Fetâvâ” Adlı Eseri, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Darulfunun İlahiyat], 2006, sayı: 13, s. 133-145.
• Cemâleddîn Konevî ve Kitâbu’l-İ‘câz fi’l-İ‘tirâz ‘Alâ’l-Edilleti’ş-Şer‘iyye Adlı Risalesi, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Darulfunun İlahiyat], 2007, sayı: 16, s. 275-299.
• Kâdılkudâtlık Müessesesinin Oluşumu ve İlk Kâdılkudâtlar, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Darulfunun İlahiyat], 2008, sayı: 18, s. 103-121.
• Selefîliğin-Osmanlıya Etkisi Bağlamında Kullanılan Bir Argüman: İbn Teymiye’nin es-Siyâsetü’ş-Şer‘iyye İsimli Eserininin Osmanlı Dünyasında XVI. ve XVII. Asırdaki Tercümeleri, Marife: Dini Araştırmalar Dergisi [Bilimsel Birikim], 2009, cilt: IX, sayı: 3, s. 215-226.
• el-Kaffâl es-Sagîr ve Süleymaniye Kütüphanesi 675 Numarada Kayıtlı Fetava İsimli Eserin Ona Âidiyeti Üzerine, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Darulfunun İlahiyat], 2009, sayı: 20, s. 27-50.
• Furat, Ahmet Hamdi Osmanlı Hanedanında Şâfîi Bir Fakih: Şehzade Korkud (Ganimet Ahkamıyla Alakalı “Kitabu Halli İşkâli’l-Efkâr fî Hilli Emvâli’l-Küffâr” İsimli Eseri Bağlamında), EKEV Akademi Dergisi- Sosyal Bilimler-, 2010, cilt: XIV, sayı: 44, s. 193-212.
• İslam Hukukunda Vakıf Akdinin Bağlayıcılığı, İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi [Darulfunun İlahiyat], 2012, sayı: 27, s. 61-84.
• İslam Hukukunda “Avcılık” (Fıkıh Kitaplarındaki Kitabu’s-Sayd Bahsinden Modern Avcılığa Bakış), EKEV Akademi Dergisi- Sosyal Bilimler -, 2013, cilt: XVII, sayı: 55, s. 225-242.
Yer Aldığı Bazı Projeler
• İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde Bulunan Arapça El Yazmalarının Yeniden Kataloglanması
• İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi Koleksiyonlarında Bulunan Yazma Eserlerdeki 500 Mührün Yazma Eserler Kurumu Veritabanına Aktarılması Projesi
Merhum hocamız bu çalışmalarının yanında birçok çalıştay ve sempozyumun düzenlenmesinde aktif olarak görev almış, çeşitli faaliyetlere organize ve koordinasyon desteği sağlamıştır.
Hocamıza Dair Birkaç Görsel:
Resim 1: İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi’nde Bulunan Arapça El Yazmalarının Yeniden Kataloglanması projesi tanıtımında konuşmalarını yaparken

Resim 2: Memlükler Dönemi İlim Geleneği-I XIII. – XIV. Yüzyıllar Sempozyumu

Resim 3: İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesinde Bulunan Arapça Yazma Eserlerin Yeniden Kataloglanması” Projesinin Tanıtımı’ndan

Resim 4: İslam Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Kütüphanesi Açılış

Resim 5: Dr. Tayyar Altıkulaç’a İslam Araştırmaları Fahri Doktora Unvanı Takdimi Programından

Resim 6: Hocamız için İÜ Rektörlüğü’nde düzenlenen cenaze töreni

Resim 7: Merhum Hocamızın Hicri 1445 (Miladi 2023) yılı için düşürmüş olduğu tarih

Resim 8: Merhum Hocamızın Prof. Dr. Mürteza Bedir’in emeklilik yılı (1444/2022) için düşürdüğü tarih ve yazdığı akrostiş şiir

Latinize:
Mezheb-i Hanefiye sâdık, usûlde ve füruda mütebahhir, garba vâkıf idi,
Riyâset-i Külliyeye tayin oldu; görüldü ki bu işte de mahir idi,
Teslim oldu sâyesinde İlahiyattaki ulemâ ve fudalanın itibarı,
Ziyâ oldu ilim arayana, kimisi için ise bir can simidi,
Yazıla ki ûli’l-elbab fukahâdan bir bedr-i kâmil geçti Dârülfünun’dan.
Hamdi 1444
مذهب حنفيه يه صادق، أصولده وفروعده متبحر، غربه واقف ايدى،
راياست كليه يه تعيين اولدى، گور لديكه بو ايشته ده ماهر ايدى،
تسليم اولدى سايه سنده إلهياتده كى علماء وفضلانك اعتبارى،
ضيا اولدى علم آرايانه كيميسى ايچون ايسه بر جان سيميدى
يازله كه اولي الألباب فقهادن بر بدر كامل كچدى دار الفنوندن
حمدى 1444
Hocamızın Vefatına Dair Fakülte Hocalarımızın Düşürdüğü Tarihler
Resim 9: Prof. Dr. Abdurrahman Özdemir

Resim 10: Doç. Dr. Cemal Abdullah Aydın

Resim 11: Arş. Gör. Şaban Kütük

Resim 12: Arş. Gör. Aziz Ençakar

Su sanmayın akanı Dicle ü Fırat’tan
Gözyaşımdır akan, mevt-i Hamdi Furat’tan.
Zannetmeyin kavuran bu şehri güneştir
Gidişiyle Üstadın sineme düşen ateştir.
Yarılsın gökler, göçen bu yiğide ağlasın
Solsun tüm renkler, cümle karalar bağlasın.
Nasib olmaz herkese böyle hüsn-i şehadet
Seni tanımak ah ne büyük bir saadet.
Ya Rab! Kabrini pür-nûr eyle
Azabını Sen ondan dûr eyle.
Kolay eyle ya Rab, sual ü hesâbını
Kana kana içsin, havz-ı Kevser âbını.
Ya Rab, komşu eyle Resul ü Habibine
Salat edelim şimdi kalplerin tabibine.
Arş. Gör. Şaban Kütük
