Dımaşk Eğitim Kurumlarının Tarihi: Dijital Beşerî Bilimler Bağlamında Bir İnceleme
Fatma Nur Kılıç
İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İslam Tarihi Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi
Müslümanlar İslâm’ın geldiği ilk andan itibaren onu öğrenme ve öğretme faaliyeti içerisinde olmuş, tarih boyunca bu gayeye matuf olarak çeşitli mekânlar inşa etmişlerdir. Zamana ve mekâna göre farklılık arz eden bu yapılar arasında camiler, medreseler, mektepler, ribatlar, hankâhlar, zâviyeler, dârülhadisler, dârülkur’anlar ve türbeler yerini almıştır. Nitekim söz konusu kurumlar pek çok araştırmacının gündemine girmiş ve bu konuda çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar arasında yer alan “Selçuklular’dan Osmanlılar’a Dımaşk’ta Eğitim Kurumları Tipolojileri: Nuaymî’nin Medrese Tarihi (1079-1516)” başlıklı proje ise bu yazının ana konusunu oluşturmaktadır. Yazının amacı Memlük-Osmanlı geçiş döneminde yaşayan Dımaşklı Şâfiî âlim Abdülkâdir en-Nuaymî’nin (ö. 927/1521) Fâtımîler’den Osmanlılar’a kadar uzanan süreçte Dımaşk’taki vakıflı eğitim kurumlarına hasrettiği ed-Dâris fî târîhi’l-medâris adlı eserine dair yürütülen projenin çıktılarının tanıtılmasıdır.
Söz konusu proje Harun Yılmaz’ın yürütücülüğünü yaptığı, Muhammet Enes Midilli’nin araştırmacı ve Yunus Uğur’un danışman olarak yer aldığı “Selçuklular’dan Osmanlılar’a Dımaşk’ta Eğitim Kurumları Tipolojileri: Nuaymî’nin Medrese Tarihi (1079-1516)” başlıklı TÜBİTAK projesidir. Dijital Beşerî Bilimler’in sunduğu olanaklardan faydalanılan projede zaman ve mekân arasındaki ilişkiyi eş zamanlı olarak analiz eden ve tematik haritalar üretmeye imkân veren Coğrafi Bilgi Sistemleri (ArcGIS) kullanılmış ve bu sayede Dımaşk eğitim kurumlarının haritası çıkarılmış ve mekânsal analiz yapılmıştır. Proje sonunda söz konusu veriler değerlendirilerek zaman, mekân ve tipolojilere dair beş makale çıktısı elde edilmiştir. Bu yazıda öncelikle İslâm eğitim tarihi araştırmalarının problem alanlarına kısaca işaret edilecek, ardından “Nuaymî ve ed-Dâris’ini Tanımak” adlı bölümde Yılmaz’ın müellifin hayatına ve eserin muhtevasına dair tespitleri zikredilecek, “Tipolojiler ve Yeni Teklifler” başlığında ise Yılmaz ve Midilli’nin proje çıktıları kapsamındaki dört makalesi ele alınacaktır.
İslâm Eğitim Tarihinin Problem Alanları
İslâm tarihi boyunca ilmî faaliyetler muhtelif mekânlarda icra edilmiş; Müslümanlar bir hayır müessesesi olarak pek çok eğitim kurumu vakfetmişlerdir. Nitekim İslâm eğitim kurumları dendiğinde zikredilenler arasında ilk akla gelen şüphesiz medreselerdir. 5./11.yüzyılda Selçuklu veziri Nizâmülmülk (ö. 485/1092) tarafından inşa edilen Nizâmiye medreseleri, vakıf destekli eğitim modelini ortaya koymasıyla entelektüel çevrenin ilgisine mazhar olmuş; ilmî faaliyetlere sunduğu imkanlarla kısa sürede İslâm coğrafyasının çeşitli bölgelerine yayılmıştır. Öyle ki medreseler bazı araştırmacılar tarafından İslâm tarihinde bir dönüm noktası olarak görülmüştür. Bu bağlamda modern literatürde medreselerin ortaya çıkış amacı, ilmî, siyasî ve sosyal fonksiyonları, eğitim tarihinde nasıl bir değişime yol açtıkları, ilmî faaliyetlerin medreselere taşınıp taşınmadığı, medreselerin ulemâ ile yönetici elit arasında nasıl bir ilişkiyi ortaya çıkardığı, belirli bir müfredata sahip olup olmadıkları, medrese-mezhep ilişkisinin boyutları gibi meseleler İslâm eğitim tarihi araştırmacılarının odak noktasını oluşturmuştur. Söz konusu sorular araştırmacılar tarafından farklı şekillerde cevaplanmış; George Makdisi ve Ahmed Çelebi gibi isimler İslâm eğitim kurumlarının nihai noktasının medreseler olduğunu düşünürken Kahire, Dımaşk ve Kudüs üzerinde çalışmalar yapan Berkey, Mahamid, Abdülâtî ve Midilli gibi araştırmacılar ilmî faaliyetlerin yalnızca medreselerde icra edilmediğini bilakis İslam coğrafyasında eğitim kurumu tipolojisinin çeşitlilik gösterdiğini ifade etmiştir.
İslâm eğitim kurumlarına dair kaynaklar, tür ve içerik bakımından oldukça çeşitlilik arz etmektedir. Zaman ve coğrafyaya göre değişen bu kaynak grupları arasında kronikler, biyografiler, vakfiyeler, târih-terâcim türü eserler, fetvâ kitapları, icazetnameler, edeb ve inşâ literatürü gibi pek çok telif türü yer almaktadır. Bununla birlikte Modern dönemde Bağdat, Dımaşk, Kahire gibi İslâm coğrafyasının merkezî şehirlerine dair muhtelif çalışmalar yapılmıştır. Ancak İslâm eğitim kurumları hakkındaki literatürün çeşitli kaynak gruplarına dayanması, zaman ve mekân farklılıklarının dikkate alınmaksızın genel değerlendirmelerde bulunulması, eğitimdeki kurumsallaşma sürecinin yalnızca medreseler üzerinden okunması gibi meseleler eğitim tarihine dair tutarlı tespitler yapılmasını güçleştirmektedir. Bu noktada zamansal ve mekânsal bağlamı göz önünde bulundurarak değerlendirme yapmak daha isabetli sonuçlar elde etmeyi mümkün kılmaktadır. Nitekim bu yazının konusu olan projede de araştırmacılar Dımaşk şehrine odaklanarak Nuaymî’nin sunduğu veriler üzerinden eğitim kurumlarını kronolojik olarak inceleme ve Dımaşk’taki kurumsallaşma sürecini takip etme imkânı bulmuşlardır. Zira projenin amacı da İslâm eğitim tarihinin meselelerine dair iddiaları tekrar gündeme getirerek tartışmaya açmak ve Dijital Beşerî Bilimler bağlamında elde edilen verilerle Dımaşk eğitim kurumları hakkında değerlendirmeler yapmaktır.
Nuaymî ve ed-Dâris’ini Tanımak
Proje çıktıları kapsamında ilk olarak Yılmaz’ın “Dımaşk Eğitim Kurumlarını Kayıt Altına Almak: Nuaymî ve ed-Dâris fî târîhi’l-medâris’i” başlıklı makalesi ele alınacaktır. Yılmaz çalışmasında öncelikle İslâm telif geleneği içerisinde yerel tarih yazımının kuşatıcı bir çerçevesini çizmiş, ardından Dımaşklı tarihçi Nuaymî’nin biyografisi, ilmî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi vererek müellifi okuyucuya tanıtmış; daha sonra ise ed-Dâris’in yapısına ve dayandığı telif türlerine işaret etmiştir. Fakîh, muhaddis ve tarihçi kimliğine sahip Nuaymî’nin ed-Dâris adlı eseri, 4./10. asırda ortaya çıkmaya başlayan yerel tarih türünün Dımaşk özelindeki önemli temsilcilerinden birini oluşturmaktadır. Nitekim Nuaymî’den önce Hâkim en-Nîsâbûrî (ö. 405/1014), Hatîb el-Bağdâdî (ö. 463/1071), İbn Asâkir (ö. 571/1176) ve İzzeddin İbn Şeddâd (ö. 684/1285) gibi müellifler eserlerinde ele aldıkları şehirlerin tarihlerine, coğrafi özelliklerine, kurumlarına, yöneticilerine, alimlerine ve önemli şahsiyetlerine dair bilgi vermişlerdir. Ancak Nuaymî’nin ed-Dâris’te yalnızca Dımaşk’taki vakıflı eğitim kurumlarına yer vermesi, ona Dımaşk eğitim kurumlarına hasredilmiş ilk müstakil eser olma özelliği kazandırmıştır.
Eserini 5.-10./11.-16. yüzyıl arasında Fâtımîler’den Osmanlılar’a kadar uzanan dönemde Dımaşk’ta vakıf temelli medrese, dârülhadîs, dârülkur’ân, hankâh, zaviye, bîmâristan, mektep ve türbe gibi eğitim kurumlarına hasreden Nuaymî esasen tarih, tabakât ve topografyayı (hıtat) birleştiren bir telif türü ortaya koymuştur. Onun vefat ettiği 927 (1521) yılına kadar kurulan eğitim kurumlarının tarihi, konumu, vâkıfı, vakfiye belgesi, vakıf gelirleri, bu kurumlarda okutulan dersleri, ilmî faaliyetlerde yer alan ulemâyı ve öğrencileri sistemli bir şekilde kayıt altına alması Dımaşk’ın ilmî hayatının izlerini takip etme imkânı sunmaktadır.

Tablo 1: ed-Dâris’in Planı
(Kaynak: Yılmaz, “Dımaşk Eğitim Kurumlarını Kayıt Altına Almak”, s. 93)
Proje kapsamında tespit edildiğine göre Nuaymî eserinde 7 dârülkur’an, 16 dârülhadis, 3 tane hem dârülkur’an hem dârülhadis, 127 medrese, 29 hankâh, 21 ribat, 26 zâviye, 77 türbe, 200’den fazla mescit ve camiye yer vermiştir. Her kurumu bir plan dahilinde zikreden müellif, ilgili kurum hakkında sahip olduğu bilgileri belirli bir sistematik içerisinde anlatmış, örneğin bir kurumun bulunduğu mahalle, etrafında yer alan eğitim kurumları, tarihi, vâkıfı gibi pek çok özelliğinden bahsetmiştir.
Tipolojiler ve Yeni Teklifler
ed-Dâris’in sahip olduğu zengin muhtevanın zaman, mekân ve tipolojiler bağlamında analize tabi tutulduğu araştırmada, Dımaşk’taki 226 eğitim kurumunun tarihleri, konumları, vâkıfları, vakfiyeleri, işlevleri, mezhebî aidiyetleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır.[1] Bu bağlamda Midilli “Dımaşk Eğitim Kurumlarının Hâmileri (11.-16. Yüzyıl): Vâkıf Tipolojisi ve Mekânsal Analiz” başlıklı makalesinde Dımaşk’taki eğitim kurumlarının vâkıflarını sosyal statülerine göre tasnif ederek dörtlü bir vâkıf tipolojisi geliştirmiş; aynı zamanda proje kapsamında oluşturulan haritalar üzerinden mekânsal analizler yapmıştır.
Dımaşk İslâm tarihi boyunca pek çok devlete ev sahipliği yapmış; Fâtımîler’in, Selçuklular’ın, Tuğteginliler’in, Zengîler’in, Eyyûbîler’in ve ardından Memlükler’in hakimiyeti altına girmiş, bu süreçte Dımaşk’taki ilmî faaliyetleri destekleme ve ulemâyı himaye etme gayesiyle çok sayıda kurum ihdas edilmiştir. Nuaymî’nin verdiği bilgilere göre söz konusu kurumların bânîlerinin çeşitlilik gösterdiği fark edilmektedir. Bu noktada vâkıfların sosyal statülerini inceleyen Midilli, onları bir tasnife tabi tutmuş ve “sultanlar ve hanedan mensupları”, “ümerâ”, “ulemâ” ve “eşraf” şeklinde dörtlü tipolojiye ayırmıştır. Toplumun her kesiminden insanın vakıf faaliyetlerine katıldığına işaret eden yazar, bununla birlikte Dımaşk’ta farklı zamanlarda hangi vâkıf türünün yoğun olduğunu, şehrin hangi bölgesinde kurumsallaşmanın ivme kazandığını ortaya koymuştur.

Harita 1: Dımaşk Bölgeler Haritası
(Kaynak: Midilli, “Dımaşk Eğitim Kurumlarının Hâmileri (11.-16.Yüzyıl)”, s. 58)
Projede ArcGIS yazılımı kullanılarak Nuaymî’nin Dımaşk mahalleleri ve sınırları için kullandığı ifadeler üzerinden şehrin haritası çıkarılmış; şehir Emeviyye Camii, Sur İçi Doğu, Meâzinetüşşahm, Ferâdîs, Şerefeyn, Şâğûr ve Sâlihiyye olmak üzere 7 ana bölgeye ayrılmıştır. Çalışma sırasında Eyyûbîler döneminde 100, Memlükler döneminde 96, Zengîler döneminde 15, Tuğteginliler döneminde 7, Fâtımîler döneminde 4 ve Selçuklular döneminde 2 eğitim kurumunun ihdas edildiği tespit edilmiştir. Nuaymî’nin aktardığına göre 226 eğitim kurumundan 83’ünü ümerâ, 65’ini ulemâ, 46’sını sultan ve hanedan mensupları ve 13’ünü eşraf inşa ettirmiştir. Bunun hanedan merkezli dağılımı ise farklılık arz etmektedir. Nitekim Midilli’nin tespitlerine göre Zengîler döneminde hanedan mensupları (8) ve ümerâ (6) öne çıkarken Eyyûbîler döneminde melikler ve kadınlar da dahil olmak üzere hanedan mensuplarının (34) yanında ümerâ (38) ve ulemâ (25) kurumsallaşma sürecine dahil olmuştur. Memlükler döneminde ise hanedan tarafından bir eğitim kurumu inşa edilirken ümerâ (35), ulemâ (32) ve eşraf (12) tarafından vakıflı eğitim kurumları tesis edilmiştir. Yazarın sunduğu rakamlar esasen eğitim kurumlarının yalnızca yönetici elit tarafından desteklenmediğini, bilakis ümerâ, ulemâ ve halkın farklı kesimlerinin kurumsallaşma sürecine dahil olarak entelektüel hayatı himaye ettiğini göstermektedir.
Dımaşk eğitim kurumlarını mekânsal dağılımına bakıldığında ise vâkıfların özellikle sırasıyla Emeviyye Camii, Sâlihiyye ve Şerefeyn bölgelerini tercih ettiği görülmektedir. Nitekim dört vâkıf tipolojisi de öncelikle Emeviyye Camii bölgesine yönelmiş; özellikle hanedan mensupları, ümerâ ve ulemâ şehrin merkezi olan Emeviyye Camii’nin etrafında vakıflı eğitim kurumları ihdas etmiştir.

Harita 2: Kurucu Tipleri ve Eğitim Kurumlarının Bölgelere Göre Dağılımı
(Kaynak: Midilli, “Dımaşk Eğitim Kurumlarının Hâmileri (11.-16.Yüzyıl)”, s. 72)
Dımaşk’ta vâkıfların hangi kurumların inşasına ağırlık verdikleri ve şehirde farklı tipteki eğitim kurumlarının hangi bölgelerde yoğunlaştığı sorusu ise araştırma sırasında cevaplanmayı bekleyen sorular arasında yerini almıştır. Nitekim Midilli’nin vâkıf tipolojileri ve kurumların mekânsal analizi hakkında yazdığı makalesinin ardından yayınlanan “Dımaşk Eğitim Kurumları Tipolojisi (11.-16.Yüzyıl): Geleneksel Tanımlar ve Değişen İşlevler” adlı makalesi öncelikle ed-Dâris’te zikredilen Dımaşk eğitim kurumlarının tipolojilerini değerlendirmekte ve ardından tipolojilere dair yeni tekliflerde bulunmaktadır.
Nuaymî ed-Dâris’te Dımaşk eğitim kurumlarını sırasıyla dârülkur’anlar, dârülhadisler, dârülkur’an-dârülhadisler, medreseler, hankâhlar, ribatlar, zâviyeler, türbeler, mescitler ve camiler şeklinde tasnif etmiş; medreseleri ise Şâfiî, Hanefî, Mâlikî, Hanbelî mezheplerine mensup olanlar şeklinde sınıflandırmış ve Dımaşk’taki 3 tıp medresesini eklemiştir. Nuaymî’nin sunduğu bu tasnif klasik kaynaklarda teamül haline gelmiş, modern literatürdeki tartışmalar ise bu tanımlamalar üzerine inşa edilmiştir. Ancak zaman içinde söz konusu tanımlamalar kurumların işlevlerini açıklamada yetersiz kalmıştır. Bu konudaki probleme işaret eden Midilli, Nuaymî’nin sunduğu tanımlar ve tasnifler üzerinden bazı kurumların işlevlerinin çeşitlendiğini, aynı zamanda bir kurumun birden fazla ilmî ders ve kadroya sahip olduğunu tespit etmiştir. Bu bakımdan vâkıflar tarafından Fâtımîler döneminde 1, Memlükler döneminde 6 dârülkur’an; Zengîler döneminde 1, Eyyûbîler döneminde 8 ve Memlükler döneminde 7 dârülhadis; Memlükler döneminde 3 dârülkur’an-darülhadis inşa edilmiştir. Ayrıca Fâtımîler ve Selçuklular dönemlerinde 1, Tuğteginliler döneminde 6, Zengîler döneminde 10, Eyyûbîler döneminde 69 ve Memlükler döneminde 36 medrese tesis edilmiştir. Bunun yanında Eyyûbîler döneminde 8, Memlükler döneminde 15 hankâh; Eyyûbîler döneminde 10 ve Memlükler döneminde 13 zâviye kurulmuştur. İlmî faaliyetlerin icra edildiği üç ribatın ilki Zengîler, ikincisi Eyyûbîler, üçüncüsü ise Memlükler döneminde kurulmuş; ayrıca Eyyûbîler döneminde 4 ve Memlükler döneminde 10 türbe inşa edilmiştir. Bunun yanında şehrin merkezi olan Emeviyye Camii dışında da bazı camilerde vakıflı ders halkaları yürütülmüştür. Söz konusu veriler doğrultusunda en çok medresenin Eyyûbîler döneminde ve Salâhiyye bölgesinde vakfedildiği, sûfî kurumları olan hankâh, zâviye ve ribatların esasen işlevlerinin değişerek vakıflı derslere ev sahipliği yaptıkları, türbelerin de vakıflı dersleri ve kütüphaneleri bünyesinde barındırdığı proje sırasında tespit edilmiştir. Birer ibadet mekânı olan camiler ise eğitim kurumu olarak işlev görmüş; özellikle Emeviyye Camii’ndeki vakıflı ders halkaları ilmî çevre için birer cazibe mekânı haline gelmiş ve cami şehrin en önemli ilim merkezi haline gelmiştir.

Harita 3: Kurum Tiplerinin Dımaşk’taki Mekânsal Dağılımı
(Kaynak: Midilli, “Dımaşk Eğitim Kurumları Tipolojisi (11.-16.Yüzyıllar)”, s. 132)
Dımaşk’taki kurum tiplerini tespit eden Midilli, Nuaymî’nin kurum tasnifinde yalnızca mimari formları değil aynı zamanda kurum bünyesinde okutulan dersleri de esas alarak tanımlamalar yaptığına işaret etmektedir. Nitekim özellikle Memlükler döneminde Kahire’de de görüldüğü üzere İslâm eğitim müesseseleri aynı anda birden çok vakıflı derse ev sahipliği yapmış, ulemâ için sundukları mansıplar çeşitlilik arz etmiş ve kurumların işlevleri iç içe geçmiştir. Dımaşk’a bakıldığında da benzer bir manzara ile karşılaşmak mümkündür. Zira yazara göre Nuaymî’nin “dârülkur’an-dârülhadis” ve “tıp medreseleri” şeklindeki tanımlamaları onun kurumları bünyelerinde düzenlenen vakıflı derslere göre tasnif ettiğini ve birden çok işleve sahip olan kurumları birbirinden ayırmaya çalıştığını göstermektedir.
İslâm eğitim kurumları hakkında mevcut tanımların kurumların işlevlerini bütüncül bir şekilde yansıtamamasına ve tanımlamadaki zorluğa işaret eden Midilli, makalesinde Nuaymî’den hareketle yeni bir tipoloji teklifi sunmuştur. Bu doğrultuda kurumları ders kapsamına göre tasnif ederek “dar kapsamlı” ve “geniş kapsamlı” olmak üzere ikili bir tipoloji geliştirmiştir. Ona göre tek bir ilmin okutulduğu kurumları “dar kapsamlı”, birden fazla dersin okutulduğu, çeşitli işlevlere ve mansıplara sahip kurumları ise “geniş kapsamlı” olarak nitelemek mümkündür. Örneğin Nûreddin Zengî (ö. 569/1174) tarafından kurulan Nûriyye Dârülhadisi bünyesinde yalnızca hadis dersi bulundurduğu için dar kapsamlı, el-Melikü’s-Sâlih İmâdeddin İsmail (ö. 648/1251) tarafından inşa edilen Sâlihiyye Medresesi ise fıkıh dersinin yanında kıraat ve hadis dersine ev sahipliği yapması bakımından geniş kapsamlı eğitim kurumları arasında yer almıştır. Nitekim Midilli bu tasnife göre Dımaşk’ta 196 dar kapsamlı, 33 geniş kapsamlı eğitim kurumunun yer aldığını söylemektedir. Bu durum esasen Dımaşk’taki pek çok kurumun aynı anda birden çok işleve sahip olduğunu ve çok mansıplı eğitim kurumlarının teşekkül ettiğini ortaya koymaktadır. Burada proje veritabanının Nuaymî’nin ed-Dâris’inde yer alan veriler üzerine bina edildiği ve ele alınan dönemin zengin tarih ve tabakat literatürüyle karşılaştırmalı okumalar yapıldığında daha ayrıntılı kayıtların ortaya çıkabileceği de hatırlatılmalıdır.
Nuaymî’nin ed-Dâris’te verdiği bilgilere göre Dımaşk’taki en yaygın eğitim kurumu medreselerdir. Nitekim projede Harita 3’te görüleceği üzere medreselerin, diğer eğitim kurumları ile mukayese edildiğinde belirgin bir biçimde daha fazla olduğu görülmüştür. Klasik kaynaklarda “medrese kurmak” ifadesinin hem yeni bir bina inşa ettirmek hem de bir evi veya başka bir mekânı medrese olarak vakfetmek şeklinde tanımlandığına işaret eden Yılmaz, Nuaymî’nin de ed-Dâris’te bu şekilde tarifte bulunduğunu söylemektedir. Bu çerçevede Yılmaz, Nuaymî’den hareketle “Medrese-Mezhep İlişkisi: Nuaymî’nin ed-Dâris’inde Dımaşk Medreselerinin Mekânsal Dağılımı ve Tipolojileri” başlıklı makalesinde Dımaşk’taki 126 medresenin vâkıflarını, tarihlerini, mezhebî aidiyetlerini, zaman ve mekâna göre dağılımını incelemiştir. Aynı zamanda Emeviyye Camii’nde vakıf destekli, kurumsal bir yapı arz eden veya medrese olarak zikredilen ders halkalarını da “Cami, Vakıf ve Eğitim: V.-X. (XI.-XVI.) Yüzyıllarda Dımaşk Emeviyye Camii’nde Vakıf Temelli Eğitim Kurumları” adlı makalesinde değerlendirmiştir. Bu başlıkta son olarak bu iki makaleye yer verilecektir.
İslâm eğitim tarihinde merkezi konumda olan medreselerin ortaya çıkışı hakkında çeşitli iddiaların yer aldığı zikredilmişti. Bunlar arasında en önemlisi George Makdisi’nin medreselerin, vâkıfların müntesibi oldukları mezhebin fıkhını öğretmek ve müctehid yetiştirmek için kurulduğu şeklindeki iddiasıdır. Nitekim ed-Dâris’te görüleceği üzere klasik metinlerde medreselerin mezhebî aidiyetlerine göre tasnif edilmesi Makdisi’nin iddiasını destekler nitelikte görünmektedir. Bu çerçevede Yılmaz, Nuaymî’deki verilere göre Dımaşk medreselerinin mezhebî aidiyetlerini tespit etmiş, 5 asırlık bir süreçte şehrin hangi bölgesinde kimler tarafından medrese inşa edildiğini ortaya koymuştur. Proje sırasında 56 Şâfiî, 47 Hanefî, 11 Hanbelî, 3 Mâlikî, 6 Şâfiî-Hanefî medresesinin yanında 3 tane tıp medresesi ve dört fıkıh mezhebi için 1 medrese vakfedildiği tespit edilmiştir. Söz konusu veriler doğrultusunda Yılmaz, Dımaşk’ta en yaygın mezhebin Şâfiîlik, sonra sırayla Hanefîlik, Hanbelîlik ve Mâlikîlik mezhepleri olduğunu ve medreselerin mezhebi dağılımının Dımaşk’ın mezhebî kimliği ile uyumlu olduğunu söylemektedir.
Dımaşk’ın ilmî anlamda en canlı olduğu bölge hiç şüphesiz Emeviyye Camii ve çevresidir. Nitekim elde edilen veriler 36 Şâfiî, 23 Hanefî, 4 Hanbelî, 3 Mâlikî ve 6 Şâfiî-Hanefî medresesinin bu bölgede kurulduğunu göstermiştir. Emeviyye Camii bölgesinden sonra kurumsallaşmanın en yoğun yaşandığı bölge ise şehrin kuzeyindeki Sâlihiyye bölgesidir. Yılmaz, 11 Hanbelî medresesinden 6’sının ve 45 Hanefî medresesinin üçte birinin bu bölgede kurulurken Şâfiî medreselerinden yalnızca 3 tanesinin burada yer almasını söz konusu bölgede Hanbelî ve Hanefî geleneklerinin daha güçlü olması ile açıklamıştır. Bu durum şehirdeki fıkhî mensubiyetin bölgelere dağılımını göstermesi bakımından önem arz etmektedir.

Harita 4: Medreselerin Mezhebî Dağılımı
(Kaynak: Yılmaz, “Medrese-Mezhep İlişkisi”, s.52)
Yılmaz’ın çalışmasında değindiği diğer önemli husus ise medreselerin vâkıfları ile onların mezhepleri arasındaki ilişkidir. Onun bu konudaki şu üç önemli tespiti dikkat çekmektedir: Bunlardan ilki 5.-10./11.-16. yüzyıllar arasında Dımaşk’taki medreselerin çoğunun ümera tarafından vakfedilmesi, ikincisi vâkıfların müntesibi oldukları mezhep dışında diğer mezhepler için de medreseler kurması, üçüncüsü ise 11 Hanbelî medresesinin 8’inin Hanbelî ulemâ tarafından inşa edilmesidir. Bu tespitleri vakıf-ulemâ-siyaset ilişkileri çerçevesinde değerlendiren Yılmaz, siyasî ve askerî zümrelerin pek çok medrese kurmasının onların şehrin mezhebi kimliğini dönüştürmeye çalıştıkları anlamına gelmediğini söylemiştir. Zira kendisi Hânefî olan Nûreddin Zengî’nin Şâfiîler için vakfettiği İmâdiyye ve Kellâse medreseleri gibi pek çok örnekte olduğu üzere yöneticilerin kendi mezheplerinden farklı olarak diğer mezhepler için medrese inşa etmelerinin, Dımaşk’taki medreseleşme sürecinin yalnızca vâkıfların mezhebî aidiyetleri ile açıklanamayacağını göstermektedir. Bununla birlikte Yılmaz, Hanbelîler için yönetici elit tarafından herhangi bir medresenin kurulmamasını esasen Hanbelî mezhebinin Dımaşk’ta siyasî elit tarafından himaye edilmemesinin bir tezahürü olarak değerlendirmiştir. Nitekim ona göre bu durum yönetici zümrelerin hâkim oldukları coğrafyanın mezhebî ve ilmî gelenekleri ile uyum içerisinde hareket ettiklerini göstermektedir.
Makalede son olarak medreselerin tarihsel süreçteki dağılımını inceleyen Yılmaz, özellikle Zengîler, Eyyûbîler ve Memlükler dönemlerinde medreselerin ve vakıflı eğitim kurumlarının ihdas edildiğini söylemektedir. Bu bakımdan Dımaşk’ta en çok medrese Eyyûbîler döneminde kurulmuş; Eyyûbî hanedanı arasındaki mücadele ulemânın himayesine de yansımış ve özellikle Emeviyye Camii çevresinde Şâfiî ve Hanefîler için çok sayıda medrese vakfedilmiştir. Memlükler döneminde gelindiğinde ise asıl odağın Kahire’ye kaymasına rağmen Dımaşk’taki ulemâ özellikle ümerâ tarafından desteklenmeye devam edilmiş, nitekim bu dönemde 36 medrese kurulmuştur. Söz konusu medreselerin Emeviyye Camii ve Sâlihiyye bölgelerinde inşa edilmesi de buralardaki ilmî muhitin oluşmasına zemin hazırlamıştır. Bu açıdan Yılmaz’ın tespitleri, medreselerin fıkıh eğitimini merkeze alan kurumlar olduğu iddiasını destekleyici nitelikte iken vâkıf tipolojileriyle medreselerin mezhebî kimliği arasındaki irtibatın farklılık arz etmesi onların daha büyük bir gaye ile vakıf kurduklarını göstermektedir. Nitekim bu gaye de Sünnî ulemânın himayesi ve ilmî sürekliliğin sağlanmasıdır.
Bu başlıkla değerlendirilecek son makale ise Yılmaz’ın Emeviyye Camii’ndeki vakıf temelli ders halkalarını incelediği çalışmasıdır. Velîd b. Abdülmelik (86-96/705-715) tarafından inşa edilen Emeviyye Camii kurulduğu andan itibaren şehrin ana merkezi olmuş, pek çok ders halkasına ev sahipliği yapmış ve ilim taliplerinin uğrak noktası haline gelmiştir. Dımaşk’a hâkim olan devletlerin camideki ilmî faaliyetleri himaye etmesi, ders halkaları için özel mekanlar tahsis edilmesi ve Memlükler dönemine kadar şehrin tek Cuma camisi olması bu bölgeyi Dımaşk’ın ilmî hayatının en canlı muhiti haline gelmesine zemin hazırlamıştır.
5 asırlık bir süreçte Emeviyye Camii’nde kaç adet ders halkasının mevcut olduğunu kesin olarak tespit etmek mümkün değildir. Zira camide vakıflı halkaların yanı sıra bağımsız ilim meclisleri de bulunmaktadır. Ancak bu çalışmada Nuaymî’nin ed-Dâris’te yer verdiği ve kendi döneminde Emeviyye Camii’nde faaliyet gösteren tedris halkaları incelenmiştir. Nuaymî, yaşadığı dönemde camide çok sayıda ders halkasının bulunduğunu, ancak bunların bazı açılardan birbirinden farklılaştığını söylemiştir. Çalışmasında bu farklılığa dikkat çeken Yılmaz ise öncelikle Emeviyye Camii’ndeki ders halkalarının mahiyetine dair genel bir çerçeve çizmiş, ardından cami bünyesinde müstakil birer eğitim kurumu tipolojisine dönüşen bu yapıları değerlendirmiştir.
Yılmaz’ın proje kapsamındaki tespitlerine göre Nuaymî, Emeviyye Camii’nde mahiyeti kesin olmamakla birlikte Kur’an kıraatiyle ilgili olan ve seb‘ adı verilen 24 adet ders halkasından, uzun süre devam eden ve hangi ilimlerin okutulduğuna dair bilginin mevcut olmadığı 10’dan fazla ders halkasından ve 3 adet mîâddan bahsetmiştir. Ancak söz konusu ders halkaları vakıflar tarafından desteklenmiş olsa da süreklilik arz etmemeleri veya camide özel bir mekâna sahip olmamaları sebebiyle diğerlerinden farklılaşmaktadır. Bu durumu, Midilli’nin kurum tipolojilerini ele aldığı makale çerçevesinde değerlendirmek mümkündür. Zira onun tespitlerine göre Dımaşk’taki eğitim müesseselerinin çok boyutlu işlevlere ve kurumsal bir yapıya sahip olması, müelliflerin bu kurumları tanımlarken muhtelif yaklaşımlar benimsemelerine yol açmıştır. Bunun en güzel örneklerinden biri de Nuaymî’nin ed-Dâris’te zikrettiği Emeviyye Camii’nde müstakil birer eğitim kurumu niteliği kazanan ders halkalarıdır. Nuaymî, Emeviyye Camii içinde özel bir mekâna sahip olan veya uzun yıllar caminin belirli bir yerinde devam eden ders halkalarını kurumsallaşmanın bir tezahürü olarak medrese, dârülhadis ve zâviye şeklinde isimlendirmiştir. Bu bağlamda camide meşhur 2 dârülhadis, 8 medrese, 1 maksûre ve 1 zâviye bulunduğunu tespit eden Yılmaz, bu kurumları şu şekilde sıralamaktadır: Hımsiyye Dârülhadisi, Urviyye Dârülhadisi, Hıdriyye Medresesi, Gazzâliyye Medresesi, Kûsiyye Medresesi, Tâciyye Medresesi, Sefîniyye Medresesi, İzziyye Hanefiyye Medresesi, Müneccâiyye Medresesi, Hanefiyye Medresesi ve Mâlikî Zâviyesi.

Harita 5: Emeviyye Camii’ndeki Eğitim Kurumlarının Yaklaşık Konumları (Kaynak: Yılmaz, “Cami, Vakıf ve Eğitim”, s. 201)
Yukarıda zikredildiği üzere Emeviyye Camii bünyesinde yer alan ve vâkıflarına, ilk müderrislerine, mezhebî aidiyetlerine, bulundukları mekâna veya burada ders veren meşhur âlimlere nisbet edilen bu kurumların ortak özellikleri incelendiğinde, cami içerisinde kendilerine ayrılmış özel bir mekâna sahip oldukları ve hadis ile fıkıh başta olmak üzere muhtelif ilimlerin okutulduğu görülmüştür. Vakıflar tarafından desteklenen ve ulemâya sunduğu mansıplar sayesinde prestijli eğitim kurumlarına dönüşen bu ders halkaları, Dımaşk eğitim kurumları tipolojisinin önemli unsurları arasında yer almıştır. Emeviyye Camii’nde ortaya çıkan bu yapılar, İslâm tarihi boyunca camilerin medreseler, dârülhadisler, darülkur’anlar, hankahlar gibi çeşitli eğitim kurumlarının yanı sıra ilmî faaliyetlerin başlıca mekanlarından biri olduğunu göstermiştir. Nitekim Yılmaz’ın çalışması da caminin bir eğitim kurumu olarak varlığına ve işlevlerine dikkat çekmektir.
Proje Bulgularının Değerlendirmesi
Nuaymî’nin 5.-10./11.-16. yüzyıllar arasında Dımaşk’ta vakıf temelli inşa edilen eğitim kurumlarını anlattığı ed-Dâris fî târîhi’l-medâris adlı eseri, yalnızca eğitim kurumlarının tarihini değil, aynı zamanda şehrin ilmî, siyasî, sosyal ve kurumsal mirasını yansıtması bakımından önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Müellifin eserinde benimsediği plan, Dımaşk’ın ilmî-entelektüel tarihinin kurumlar üzerinden şekillendiğini ortaya koymakta, aynı zamanda ulemânın ilmî mansıplara göre tasnif edilmesi şehirdeki kurumsal yapının önemli bir yönüne işaret etmektedir.
Proje kapsamında yapılan analizler Dımaşk’ın vakıf temelli eğitim kurumları ile donatıldığını ve kurumsallaşmanın zaman ve mekân ekseninde nasıl geliştiğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte birer hayır kurumu olan vakıfların ilmî hayat üzerindeki rolü de kurumların vakıf kayıtları üzerinden izlenmiştir. Proje çıktılarında sunulan vâkıf tipolojileri ise toplumun muhtelif kesimlerinin şehirdeki kurumsallaşma sürecine etkin bir şekilde katkı sağladığını göstermiştir.
Nuaymî’nin kurumlar tasnifi, Dımaşk eğitim kurumlarının çok boyutlu işlevsel yapısını yansıtmakta; sunduğu veriler Dımaşk’ta çok mansıplı ilim kurumu modelinin ortaya çıktığını ve kurumların eş zamanlı olarak birden fazla fonksiyona sahip olduğunu göstermektedir. Proje sırasında geliştirilen yeni tipoloji teklifi ise bu kurumların kapsam ve işlevlerinin daha net anlaşılmasına katkı sunmaktadır.
Son olarak Nuaymî’nin sunduğu sistematik kayıtlar, Dımaşk’ın ilmî haritasının çıkarılmasına imkân sağlamıştır. Proje ve çıktılarında bu veriler, İslâm eğitim tarihinin problem alanları çerçevesinde değerlendirilerek Dımaşk özelinde cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Ancak ulaşılan sonuçların Nuaymî’nin aktardığı bilgiler üzerinden şekillendiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bununla birlikte “bir şehir-bir eser” temalı proje, İslâm dünyasının diğer şehirlerine de uygulanabilecek bir model olması bakımından önemli bir örnek teşkil etmektedir.
Kaynaklar
Proje Çıktıları
Midilli, Muhammet Enes. “Dımaşk Eğitim Kurumlarının Hâmileri (11.-16. Yüzyıl): Vâkıf Tipolojisi ve Mekânsal Analiz”. Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi XXVII/1 (2025), 54-75.
Midilli, Muhammet Enes. “Dımaşk Eğitim Kurumları Tipolojisi (11.-16. Yüzyıl): Geleneksel Tanımlar ve Değişen İşlevler”. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 68 (2025), 103-135.
Yılmaz, Harun. “Medrese-Mezhep İlişkisi: Nuaymî’nin ed-Dâris’inde Dımaşk Medreselerinin Mekânsal Dağılımı ve Tipolojileri”. İslâm Tetkikleri Dergisi XV/1 (2025), 43-68.
Yılmaz, Harun. “Dımaşk Eğitim Kurumlarını Kayıt Altına Almak: Nuaymî ve ed-Dâris fî Târihi’l-Medâris’i”. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 68 (2025), 75-102.
Yılmaz, Harun. “Cami, Vakıf ve Eğitim: V.-X. (XI.-XVI.) Yüzyıllarda Dımaşk Emeviyye Camii’nde Vakıf Temelli Eğitim Kurumları”. Dîvân:Disiplinlerarası Çalışmalar Dergisi 60 (2026), 175-209.
Diğer Araştırmalar
Abdülâtî, Abdülganî Mahmud. et-Ta’lîm fî Mısr zemene’l-Eyyûbiyyîn ve’l-Memâlîk. Kahire: Dârü’l-Maârif, ts.
Berkey, Jonathan P. Ortaçağ Kahire’sinde Bilginin İntikali. çev. İsmail Eriş. Klasik Yayınları, 2016.
Çelebi, Ahmed. İslâm’da Eğitim-Öğretim Târihi. çev. Ali Yardım. İstanbul: Damla Yayınevi, 1998.
Mahamid, Hatim. “Memlükler Dönemi Suriye’de Yüksek Öğretim Müesseseleri Olarak Camiler”. çev. Harun Yılmaz. Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 41 (Şubat 2011), 253-274.
Makdisi, George. Ortaçağ’da Yüksek Öğretim İslam Dünyası ve Hıristiyan Batı. çev. Ali Hakan Çavuşoğlu – Tuncay Başoğlu. Klasik Yayınları, 3. Basım, 2021.
Midilli, Muhammet Enes. Memlük Kudüs’ünde Âlimler ve Eğitim Kurumları. Ankara, İstanbul: İSAM Yayınları, 2024.
Uğur, Yunus. “Tarihçilik Sahasında Teknolojik İmkânlardan Yararlanma”. Tarih Bilimi ve Metodolojisi. ed. Mehmet Yaşar Ertaş. İdeal Kültür Yayıncılık Ders Kitapları, 2019.
Yılmaz, Harun. Zengî ve Eyyûbî Dımaşk’ında Ulema ve Medrese (1154-1260). İstanbul: Klasik, 2017.
[1] Nuaymî Dımaşk’taki 229 kurumdan 3’ünün kuruluş tarihi hakkında bilgi vermemektedir.
