“Baas Rejimi ve Sonrasında Suriye’de Dinî ve İlmî Hayat”
Hazırlayan: Sümeyye Elif Öztürk – İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Lisans Öğrencisi
Darülfünun Blog, bilgi ile düşünce arasında köprü kurmayı ve ümmetin çağdaş meselelerini ilmî bir derinlikle ele almayı sürdürüyor. Bu çerçevede blogun yeni podcast bölümü, Prof. Dr. Usâme el-Hamevî’yi ağırlıyor.
Hamevî, Baas yönetimi altında Suriye’deki dinî hayatın yapısını ve toplumun baskılar karşısında nasıl direndiğini anlatıyor. O dönemde camiler, medreseler ve ilmî halkalar, siyasî kısıtlamalar altında dahi dinî canlılığın gizli damarını temsil ediyordu. Bu tecrübe, Suriye toplumunun kimliğini koruma mücadelesinin tarihî ve insânî boyutlarını ortaya koyuyor.
Söyleşi, âlimler ve talebeler üzerindeki baskılardan, düşünce ve ifade alanının daraltılmasından ve ahlakî değerleri zayıflatan politikalardan söz ederken, aynı zamanda güçlü bir umudu da barındırıyor: İnanç, sabır ve ilme bağlılık, toplumun en zor şartlarda bile ayakta kalmasını sağlamıştır.
Hamevî, Esed yönetiminin ahlakî ve toplumsal değerlere etkisini değerlendiriyor; siyasî ortamın insan ilişkilerini ve dayanışma duygusunu nasıl dönüştürdüğünü açıklıyor. Buna karşılık, sessiz ama etkili biçimde maneviyatı yaşatan çevrelerin ve ulemânın rolüne dikkat çekiyor.
Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, resmî olmayan ilmî hayatın anlatımıdır. Evlerde, camilerde ve küçük topluluklarda yürütülen gayri resmî dersler, hocalar ve öğrencilerin direniş ruhuyla yürüttükleri ilmî gayretlerin somut örneklerini sunuyor. Bu, bir dönemin hafızası ve “ilmin gizli mirası” olarak değerlendiriliyor.
Hamevî ayrıca üniversitelerdeki akademik hayatın durumunu da ele alıyor. Baas ideolojisinin yükseköğretime müdahalesi, araştırma özgürlüğünü sınırlayan politikalar ve bilim insanlarının karşılaştığı zorluklar açık yüreklilikle dile getiriliyor. Tüm bu engellere rağmen, hakikat arayışını sürdürmenin ahlâkî bir görev olduğu vurgulanıyor.
Son bölümde, Esed sonrası Suriye’de dinî ve eğitimsel ıslahın imkânları tartışılıyor. Hamevî’ye göre, gerçek özgürlük yalnızca siyasî değişimle değil, insanın yeniden inşası ve toplumun ilmî-ahlâkî ruhunun diriltilmesiyle mümkündür.
Bu podcast, samimiyet ve derinlikle yoğrulmuş bir söyleşi niteliğinde olup, ilmin hakikate, sözün ise dirilişe hizmet ettiğini hatırlatıyor. Darülfünun Blog, bu tür içeriklerle bilginin yalnızca akademik çevrelerde değil, toplumun kalbinde de yankı bulmasını amaçlıyor.
